Skip to Content

category

Kategori: Sağlık

post

Aksigorta Sağlık Risk Araştırması

Facebook'ta Paylaş

Hiç şüphesiz hayatımızda en çok önemsediğimiz konuların başında sağlık geliyor. Yaşam koşullarımız, beslenme alışkanlıklarımız ve çevresel faktörler sağlığımızı etkileyen en önemli unsurların başında geliyor.  Her ne kadar birey olarak sağlıklı bir yaşam sürdürmeyi arzuluyorsak da, önemli sağlık sorunları ile karşılaşmaktan da korkuyoruz.  İnfografik çalışmasını hazırladığımız ve araştırma şirketi Ipsos tarafından 600 tüketici ile Catibus yöntemi kullanılarak  Aksigorta için yapılan Sağlık Risk Araştırması‘na göre toplumdaki her 100 kişiden 69’unun en büyük korkusu kanser iken 7 ‘sinin kalp ve damar hastalıkları,  2’sinin ise alzheimer olduğu ortaya çıkıyor. Bununla birlikte en çok değer verdiğimiz organlar sıralamasında % 44 ile kalp başı çekerken kalbi %16 ile göz, % 8 ile beyin, % 6 ile akiğer takip ediyor.

Araştırmada, katılımcılara sorulan “Sihirli bir değneğiniz olsaydı sevdiklerinizi hangi hastalığa karşı korurdunuz?” sorusuna ise %72 oranla kanser cevabı veriliyor. Sonuç olarak sağlığımız için en çok endişelendiğimiz konunun kanser olduğu ortaya çıkıyor. Elbette bunun nedenleri arasında tedavi süreçlerinin zor ve uzun olması, kanser tedavisinde tıbbi gelişmelerin diğer tedavilere oranla daha yavaş seyretmesi ve geleceğimizi tehdit eden en önemli sağlık riski faktörlerinden biri olması da yatıyor. Bu nedenle, sağlıklı yaşamak ve sağlığımız için risk oluşturan faktörlere karşı gerekli önlemleri almak  hem kendi adımıza hem de toplum adına hepimizin bireysel görevi olmalı.

tag

Bunlar da ilginizi çekebilir!

post

Türkiye Engelliler Araştırması

Facebook'ta Paylaş

Yaşam alanlarını engelliler için daha yaşanılabilir, erişilebilir ve kullanılabilir hale getirmek her bireyin temel sorumluluklarından birisi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü de bu sorumluluğu bizlere hatırlatmak için önemli bir gün. Türkiye’de engellilik durumu ile ilgili rakamlar ve engellilerin sosyal sorunlarına dair bilgiler içeren bir infografik hazırladım.

Türkiye Engelliler Araştırması

tag

Bunlar da ilginizi çekebilir!

post

Çikolata Hakkında Çok Tatlı Bilgiler

Facebook'ta Paylaş

Çikolatayı çok seviyoruz. Adından bahsedilince bile hemen damağımızda çikolata tadı oluşuyor. Hepimizin çok sevdiği çikolatanın keşfi 3500 yıl öncesine dayanır. Bilinen ilk kakao üretimi Maya Uygarlığı tarafından Meksika Körfezi kıyılarında yapılmış.  Mitolojide “Tanrıların Yiyeceği” olarak adlandırılan muhteşem lezzet çikolata, bu infografiğimizin konusu… Çikolata’nın duyularımızı harekete geçiren üç ana özelliği; görüntüsü, kokusu ve tadıdır. Çikolata, bu özelliklerini aslında özündeki kakaodan alır. Kakao ise, dünya üzerinde yalnızca tropikal bölgelerde yetişen kakao ağacının meyvelerinden elde ediliyor. Tropikal kuşakta yer alan ülkelerden Fildişi Sahilleri dünyada üretilen tüm kakao miktarının % 40’ını tek başına üreten ülke konumunda. Ardından %18 ile Gana ve %14 ile güney-asya ülkesi Endonezya geliyor. Brezilya, Kamerun ve Nijerya gibi ülkeler de önemli kakao üreticileri.

Yazının Devamı

Tüm dünyada 4 milyon ton kakao üretimi gerçekleşen 2012 yılında 6 milyon ton çikolata üretilmiş. Tabi burada kakaonun çikolatadan başka, içki, kahve, kozmetik, ilaç vb. endüstrilerde de kullanıldığını unutmamak gerekir. Çikolata üretimi; kakao, süt, şeker, kakao yağı gibi bileşenlerin belirli oranlarda karıştırılarak çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra katı, sıvı ya da krem formlara dönüştürülmesi ile gerçekleşir. Bu işlemler sonucunda elde edilen çikolata temelde 3 çeşittir. En az %30 kakao, %18 süt ve %5 süt yağı bulunduran sütlü çikolata, en sevdiğimiz ve en çok tükettiğimiz çikolatadır. Acı çikolata olarak bilinen bitter çikolatanın  kakao oranı %43 ile % 99 arasında değişiyor. Hiç kakao içermeyen, ancak kakao yağı kullanılarak elde edilen beyaz çikolata ise bol miktarda süt ve süt yağı içerdiği için ağızda kolay erir ve damaklarımızda muazzam bir lezzet bırakır.

Türkiye’de her 10 kişiden 9’u çikolata seviyor. Ancak çikolata tüketimimiz Avrupa ülkelerine göre çok düşük. Bunun en önemli nedenleri arasında çikolatanın ülkemiz pazarına geç giriş yapan bir gıda olması yer alıyor. Dünya’da yıllık kişibaşı çikolata tüketiminin en yüksek olduğu İsviçre’de, bir kişi yılda 12,6 kg çikolata tüketiyor. Bu rakam Almanya’da 9,8, Amerika’da 5,7 ve Japonya’da 2,3 iken Türkiye’de ise yalnızca 2,5 kg.

Kakao içeriği nedeniyle çikolata insan sağlığı için oldukça faydalı. Çikoltanın mutluluk kaynağı olduğunu ve çikolata yediğimizde enerji patlaması yaşadığımızı hepimiz biliyoruz. Ayrıca, yapılan araştırmalar çikolatanın hızlı düşünmemize katkıda bulunduğunu, yüksek kan basıncını önleyerek kalp krizi riskini azalttığını ortaya koymuş. Tüm bunların yanı sıra kakaodaki antioksidanlar sayesinde çikolata, kanser risklerini azaltmaya da yardımcı oluyor. Sağlık konusunda çikolata hakkında yalnış bilinen bir gerçek var ki; o da, çikolatanın obeziteye neden olduğu… Çikolatanın obeziteyle olan ilişkisini ortaya koyan hiç bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Öyle olsaydı kişibaşı çikolata tüketimi yıllık 12,6 kg olan İsviçre dünyanın en obez ülkesi olurdu. Oysa obezite sorunuyla mücadele eden ABD’de bu rakam İsviçre’nin yarısından daha az,  5,7 kg. Yani çikolata obeziteye neden olmaz.

Sonuç olarak, çikolata yemek hem sağlığımıza hem de ruhumuza çok faydalı.

tag

Bunlar da ilginizi çekebilir!