Skip to Content

blog post

2012 Gençlik Halleri

Facebook'ta Paylaş

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Kuruluşları Eğitim ve Araştırma Birimi tarafından yürütülen bir AB projesi olan “Şebeke: Gençlerin Katılımı Projesi” kapsamında, katılım sürecinde Türkiye’de yaşayan genç nüfusun durumu hakkında bilgiler içeren bir infografik yayınlandı. Ülke nüfusunun %25’ini oluşturan 15-29 yaş aralığındaki genç nüfusun % 45’i öğrenci, %28’i çalışan % 26’sı ise çalışmayanlardan oluşuyor.

Yazının Devamı

Avrupa’nın en büyük 3. dünyanın en büyük 18. nüfusu olan Türkiye nüfusunun 2050 yılında 99,8 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Buna paralel olarak 18-24 yaş grubunun genç nüfus içinden aldığı payın azalacağı, 25-29 yaş grubunun ise artacağı ön görülüyor. 2011 yılında %18,4 olan gençler arasındaki işsizlik oranı 2006-2011 yılları arasıda yetkişkinler arasındaki işsizliğin sürekli iki katı kalmış. 2005-2011 yılları arasında gençlerin iş gücüne dahil olamama nedenleri arasında bulunan “eğitim-öğretimin” yıllar içerisinde artarak %45’ten %70 seviyelerine ulaşmış. Genç kadınların “ev işleriyle meşgul” olduğu gerekçesiyle iş gücüne katılamamaları ise % 50’lerden %25’lere gerilemiş durumda. Vakıf üniversiteleri ile yüksek okullarının da dahil edilerek toplam üniversite sayısının 210 olduğu Türkiye’de %44’ü açık-öğretim öğrencisi olmak üzere toplam 3.529.334 öğrenci bulunuyor.

Gençlerin STK’lara olan ilgilerine baktığımızda AB ülkelerinde %24 olan STK’lara üyelik oranın Türkiye’deki %5 olduğu görülüyor. Ayrıca gençler arasındaki gönüllülük ise %12’lerde. 2012 yılında Türkiye’deki tüm derneklerin %1,2 sini oluşturan gençlik ve öğrenci temalı derneklerin 785’i gençlik ve 340’ı öğrenci temalı derneklerden oluşuyor. Türkiye’deki derneklerin % 7,4 ü gençlere yönelik faaliyetler gösteriyor. Bu rakam, %25,2 olan genç nüfusla karşılaştırıldığında STK’lar ile gençler arasıdaki bağın zayıf olduğu sonucu çıkıyor.

tag

Bunlar da ilginizi çekebilir!

blog post

TBMM Milletvekillerinin Twitter Kullanımı Raporu

Facebook'ta Paylaş

Uluslararası Sosyal Medya Derneği – USMED tarafından yayınlanan “TBMM Milletvekillerinin Twitter Kullanımı Raporu“nun sonuçları bir infografik ile özetlenerek internet kullanıcılarıyla paylaşıldı. Vekillerimizin Twitter kullanımları hakkında oldukça kapsamlı bir araştırmanın sonucu olarak yayınlanan infografik üç bölümden oluşuyor. “Partililerin Twitter Karnesi” başlığını taşıyan birinci bölüm, twitter kullanan milletvekili sayıları, takipçi sayıları, toplam tweet sayıları gibi Twitter kullanım bilgilerinden oluşuyor. Rakamlar, AK Parti’nin sosyal medya kullanıcılarıyla Twitter üzerinden kurduğu etkileşimin CHP, MHP ve BDP’ye oranla bir hayli yüksek olduğunu gösteriyor.  “TBMM’nin Twitter Karnesi” olarak adlandırılan infografiğin ikinci bölümü ise parti kriteri gözetmeksizin, vekillerin Twitter kullanımları ile ilgili bilgileri ortaya koyuyor. Bir vekilin ortalama 35.895 takipçisi olduğu mecliste 301 vekil Twitter kullanıyor ve 168 vekil Twitter kullandığını resmi olarak beyan etmiş durumda. Bugüne kadar 452.389 tweet atan vekillerimiz arasında tweet atmak için en çok kullanılan cihaz ise i-Phone. “TBMM’nin En’leri” olarak adlandırılan infografiğin son bölümünde ise meclisteki Twitter kullanımına yönelik ilginç bilgiler yer alıyor. Örneğin, milletvekilleri arasında ilk Twitter hesabı açan kişinin AK Parti Milletvekili Şirin Ünal olması gibi…

Rapor hakkında detaylı bilgileri USMED’in bu sayfasında bulabilirsiniz.

tag

Bunlar da ilginizi çekebilir!

blog post

Çikolata Hakkında Çok Tatlı Bilgiler

Facebook'ta Paylaş

Çikolatayı çok seviyoruz. Adından bahsedilince bile hemen damağımızda çikolata tadı oluşuyor. Hepimizin çok sevdiği çikolatanın keşfi 3500 yıl öncesine dayanır. Bilinen ilk kakao üretimi Maya Uygarlığı tarafından Meksika Körfezi kıyılarında yapılmış.  Mitolojide “Tanrıların Yiyeceği” olarak adlandırılan muhteşem lezzet çikolata, bu infografiğimizin konusu… Çikolata’nın duyularımızı harekete geçiren üç ana özelliği; görüntüsü, kokusu ve tadıdır. Çikolata, bu özelliklerini aslında özündeki kakaodan alır. Kakao ise, dünya üzerinde yalnızca tropikal bölgelerde yetişen kakao ağacının meyvelerinden elde ediliyor. Tropikal kuşakta yer alan ülkelerden Fildişi Sahilleri dünyada üretilen tüm kakao miktarının % 40’ını tek başına üreten ülke konumunda. Ardından %18 ile Gana ve %14 ile güney-asya ülkesi Endonezya geliyor. Brezilya, Kamerun ve Nijerya gibi ülkeler de önemli kakao üreticileri.

Yazının Devamı

Tüm dünyada 4 milyon ton kakao üretimi gerçekleşen 2012 yılında 6 milyon ton çikolata üretilmiş. Tabi burada kakaonun çikolatadan başka, içki, kahve, kozmetik, ilaç vb. endüstrilerde de kullanıldığını unutmamak gerekir. Çikolata üretimi; kakao, süt, şeker, kakao yağı gibi bileşenlerin belirli oranlarda karıştırılarak çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra katı, sıvı ya da krem formlara dönüştürülmesi ile gerçekleşir. Bu işlemler sonucunda elde edilen çikolata temelde 3 çeşittir. En az %30 kakao, %18 süt ve %5 süt yağı bulunduran sütlü çikolata, en sevdiğimiz ve en çok tükettiğimiz çikolatadır. Acı çikolata olarak bilinen bitter çikolatanın  kakao oranı %43 ile % 99 arasında değişiyor. Hiç kakao içermeyen, ancak kakao yağı kullanılarak elde edilen beyaz çikolata ise bol miktarda süt ve süt yağı içerdiği için ağızda kolay erir ve damaklarımızda muazzam bir lezzet bırakır.

Türkiye’de her 10 kişiden 9’u çikolata seviyor. Ancak çikolata tüketimimiz Avrupa ülkelerine göre çok düşük. Bunun en önemli nedenleri arasında çikolatanın ülkemiz pazarına geç giriş yapan bir gıda olması yer alıyor. Dünya’da yıllık kişibaşı çikolata tüketiminin en yüksek olduğu İsviçre’de, bir kişi yılda 12,6 kg çikolata tüketiyor. Bu rakam Almanya’da 9,8, Amerika’da 5,7 ve Japonya’da 2,3 iken Türkiye’de ise yalnızca 2,5 kg.

Kakao içeriği nedeniyle çikolata insan sağlığı için oldukça faydalı. Çikoltanın mutluluk kaynağı olduğunu ve çikolata yediğimizde enerji patlaması yaşadığımızı hepimiz biliyoruz. Ayrıca, yapılan araştırmalar çikolatanın hızlı düşünmemize katkıda bulunduğunu, yüksek kan basıncını önleyerek kalp krizi riskini azalttığını ortaya koymuş. Tüm bunların yanı sıra kakaodaki antioksidanlar sayesinde çikolata, kanser risklerini azaltmaya da yardımcı oluyor. Sağlık konusunda çikolata hakkında yalnış bilinen bir gerçek var ki; o da, çikolatanın obeziteye neden olduğu… Çikolatanın obeziteyle olan ilişkisini ortaya koyan hiç bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Öyle olsaydı kişibaşı çikolata tüketimi yıllık 12,6 kg olan İsviçre dünyanın en obez ülkesi olurdu. Oysa obezite sorunuyla mücadele eden ABD’de bu rakam İsviçre’nin yarısından daha az,  5,7 kg. Yani çikolata obeziteye neden olmaz.

Sonuç olarak, çikolata yemek hem sağlığımıza hem de ruhumuza çok faydalı.

tag

Bunlar da ilginizi çekebilir!